Albert Einstein bir kez daha haklı çıktı: Yeni karanlık madde haritası oluşturuldu

Karanlık madde, yıldızları, gezegenleri, galaksileri ve diğer her şeyi birbirine bağlayan, tüm evrene nüfuz eden gizemli, görünmez bir madde olarak varsayılıyor. Bu somut olmayan kozmik tutkal, şimdi eşi benzeri görülmemiş ayrıntılarla resmedildi ve fizik ve kozmoloji hakkındaki mevcut bilgilerimizin bir yanılsama olmadığını doğruladı.

160’tan fazla gökbilimciden oluşan uluslararası bir ekip, evrendeki tüm kütlenin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturan görünmez karanlık maddeye yeni bir ışık tutmak için Atacama Kozmoloji Teleskobu‘nu (ACT) kullandı. Karanlık madde görünmez olmasına rağmen, yüz milyonlarca ışıkyılı genişliğindeki bu aşağıdaki haritayı oluşturmayı başardılar. Dönüm noktası niteliğindeki çalışma, Albert Einstein‘ın yerçekimi ve kozmoloji hakkındaki teorilerini doğrulayarak Genel Görelilik Teorisini bir kez daha teyit ediyor.

‘Karanlık madde’ nedir?

NASA’ya göre karanlık madde görünmez olan, ışığı ya da enerjiyi emmeyen, yansıtmayan ya da yaymayan parçacıklardan oluşur, bu nedenle doğrudan tespit edilemez. Ve aynı şekilde bu nedenle varsayımsaldır, ancak varlığı diğer şeyler üzerindeki etkisinden çıkarılabilir. Karanlık maddenin evrendeki maddenin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturduğu ve sadece yerçekimi ile etkileşime girdiği düşünülmektedir.

Yeni ‘karanlık madde’ haritası nasıl yapıldı?

ACT gözlemevi 2022’nin sonunda hizmet dışı bırakılmadan önce, araştırmacılar kozmik mikrodalga arka plan ışımasına (CMB) tekrar bakarak çalışmaları için gerekli olan verileri topladılar. Bu verilere dayanılarak hazırlanan harita esas olarak zamanda geriye doğru görebildiğimiz kadar uzanan kütle dağılımının bölgelerini gösteriyor.

Yeni harita, Einstein’ın genel göreliliğinin süregelen bir endişesine odaklanıyor: Süper kütleli kara delikler gibi evrendeki en büyük nesnelerin daha uzak kaynaklardan gelen ışığı nasıl büktüğü. Bahsedilen bu kaynak ise Büyük Patlama’nın ardından yayılan ve tespit edilebilen en eski ışık olan kozmik mikrodalga arka planıdır. Araştırma ekibi, evrenin başlangıcındaki kozmik mikrodalga arka plan ışıması adı verilen ışığın görüntüsünü kullanarak, evrendeki karanlık madde dağılımının en ayrıntılı haritasını oluşturdular. Son analiz, karanlık maddenin Einstein’ın yerçekimi teorisine dayanan standart kozmoloji modeline uyacak kadar “topaklı” olduğunu gösteriyor.

Öte yandan daha gelişmiş teleskoplar ile gizemin perdesi daha da aralanabilir. Yapılan açıklamaya göre, Atacama’daki Simons Gözlemevi’nde kurulacak bir teleskop 2024 yılında faaliyete geçecek ve gökyüzünü Atacama Kozmoloji Teleskobu’ndan yaklaşık 10 kat daha hızlı haritalandıracak.

Albert Einstein’ın genel görelilik teorisi nedir?

Uzayda dört boyut vardır; yükseklik, uzunluk, genişlik ve zaman. Görelilik, bu karışıma kütle eklendiğinde ne olacağını açıklar. Einstein’ın 1915’te yayınlanan genel görelilik teorisini, trambolin üzerindeki bir bowling topunu düşünürseniz daha kolay şekilde anlayabilirsiniz. Trambolinin topun etrafında batması ve eğilmesi gibi, kütle de uzay-zamanı eğip büker. Işık düz bir çizgide hareket eder, ancak uzay-zaman kütle tarafından büküldüğünden dolayı ışığı zaman zaman eğriler halinde gözlemleriz. Radikal teori, 29 Mayıs 1919’da bir güneş tutulması sırasında çekilen yıldızların tam konumlarının fotoğraflarıyla kanıtlandı.

Pennsylvania Üniversitesi Fizik ve Astronomi Bölümü’nde yardımcı doçent olan Mathew Madhavacheril, “Büyük Patlama’dan kalan ışık bozulmalarını kullanarak yeni bir kütle haritası çıkardık” dedi. “Dikkat çekici bir şekilde, hem evrenin ‘hantallığının’ hem de 14 milyar yıllık evrimden sonra büyüme hızının, Einstein’ın yerçekimi teorisine dayanan standart kozmoloji modelimizden beklediğiniz gibi olduğunu gösteren ölçümler sağlıyor.”

Kozmolojideki ‘kriz’

Bazı bilim insanları Einstein’ın genel görelilik kuramı üzerine inşa edilen standart kozmoloji modelinin eksik veya yanlış olmakla eleştiriliyordu. Bu eleştirilerin arkasında CMB’den ziyade yıldızlardan gelen arka plan ışığının karanlık maddenin farklı ölçümlerine yol açmasından kaynaklanıyordu. Bununla birlikte, çıkarılan bu yeni karanlık madde haritasının Einstein’in modeliyle mükemmel bir şekilde uyum içinde olduğu belirtiliyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir