Kurye Yunus Emre Göçer’i ezerek öldüren Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Mohamud’un bu aracı kullanmak için yetkisi bulunuyor mu?

Feramuz ERDİN

30.11.2023 tarihinde motosiklet sürücüsü Yunus Emre Göçer’in bir trafik kazasında yaralanması ve sonrasında 06.12.2023 tarihinde tedavi gördüğü hastanede vefat etmesi üzerine, olaya karışan otomobili Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Mohamed Hasan Şeyh Mahmud’un kullandığı ortaya çıkmıştı. Mahmud’un kazanın hemen ardından yurt dışına kaçtığı anlaşıldı.

SAVCILIK POLİSLERE SORUŞTURMA AÇTI

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, olaya ilişkin kusursuzluk raporu veren kolluk görevlileri ile sosyal medyada yer alan, Göçer’in eşinin aranarak intihar ettiğini söylediklerine yönelik iddialara ilişkin resen soruşturma başlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, “Olayla ilgili olarak kusura ilişkin ilk tespitleri yapıp kusursuzluk raporu veren kolluk görevlileri ile sosyal medyada yer alan polis memurları tarafından müteveffanın eşinin aranarak intihar ettiğini söylediklerine yönelik iddialara ilişkin resen soruşturma başlatılmıştır” denildi.

POLİSLERİ KİM VE NASIL İKNA ETTİ?

Kamuoyuna şu ana kadar yansıyan iddialara göre polis memurları “resmi evrakta sahtecilik” suçunu işleyerek hem adli makamları hem de mağdurun yakınlarını yanıltmıştı. Ancak olay hakkında rapor tutan polislerin farklı birimlere ait olması, bunların tamamını suç işlemeye ikna edebilecek güçlü bir motivasyonun varlığını gerektirmektedir: Rüşvet veya iltimas ya da belki her ikisi birden?

OLAY YERİNE GİDEN EKİPLER

Böyle bir olay olduğunda, haber merkezinden yapılan anons üzerine olay yerine bölge asayiş ekibi, polis merkezi ekibi, trafik kazası olduğu için trafik ekibi ve yaralı olduğu için de ilk yardım ekibi gider. Olayda yaralı olduğu için de ilgili savcıya bilgi iletilir.

Bu ekiplerin her biri ayrıca birbirinden bağımsız olarak kendi sıralı amirlerine anlık bilgi vermekle yükümlüdür. Yani olay ilk etapta en az üç ya da dört birime trafik olayı ise “trafik olayı” veya intihar ise “intihar” olarak bildirilir. Çünkü olayın niteliğine göre olay yerine başka ekiplerin de sevk edilmesi gerekebilir. Nitekim bir insanın yaralandığı bir olayda Olay yeri İnceleme ekibinin olay yerine sevk edilmesi gerekir. Olayla ilgili tutanakları tutma ve ifadeleri alma görevi ise polis merkezi personelinindir.

Etrafta bir çok kamera ve olayın doğrusunu anlatacak bir çok farklı birimden görevliler varken resmi belgeleri tahrif etmeye cesaret edebilmek gerçekten çok ciddi bir motivasyon gerektirir. Şu da bir gerçektir ki, bu kadar sayıdaki kamu görevlisinin rüşvet veya üst makamlardan gelecek baskıları aynı anda kabul ederek ağız birliği etmek üzere anlaşması moda tabirle, “hayatın doğal akışına aykırıdır.”

Olaydaki kopma muhtemelen daha sonra kapalı kapılar ardında yaşanmış olmalıdır? Kamuoyunun baskısı bazı planları bozmuş görünmektedir?

OLAYDAKİ SİS PERDESİ

Sonradan yapılan açıklamaları bir araya getirince aslında polislerin olaya müdahale ettiği, olaya sebebiyet veren kişinin yakalandığı veya en azından kim olduğunun bilindiği anlaşılmaktadır? Çünkü savcılık, kolluk tarafından tutulan ön bilirkişi raporunda olayın failine “kusursuzluk” atfedildiğini açıklamıştır. Yani ortada bir intihar konusu yoktur! O halde ailenin “bize intihar ettiği söylendi” iddiası nerden kaynaklanmaktadır?

Eğer iddia doğruysa, birisi otizm spektrum bozukluğuna sahip iki çocuk babası ve ailesine düşkün olan 38 yaşındaki bir bireyin intihar ettiği haberinin ailesinde yaşatacağı şokun boyutları sanırım düşünülmemiştir?

DİPLOMATİK DOKUNULMAZLIĞI MI VAR?

Somali Cumhurbaşkanı’nın oğlu Mohammed Hassan Shekh Mohamud’un olay sırasında kullandığı otomobilin plakasının 06 CD 4581 olduğu anlaşılmıştı. Bilindiği gibi ülkemizde CD plakalar “CorpsDiplomatique” yani diplomatik dokunulmaz sahibi olanların kullandığı araçlara verilmektedir. Yani burada aracı kullanan Mahmud’un bu aracı kullanmak için yetkisinin bulunup bulunmadığı bir başka tartışma konusu olarak ortaya çıkmaktadır.

Eğer Mahmud gerçekten diplomatik dokunulmazlığa sahipse, o halde yakalanması veya yurt dışına çıkışının engellenmesi zaten öz konusu değildir. Ancak ardından yaşananlar, soruşturmada bir takım şeylerin olması gibi gitmediğini ve bunun sonucunda yeni soruşturmalar açılmasına gerek duyulduğunu göstermektedir.
Bu olaydaki soru işaretlerinin giderilmesi için biraz zaman gerekeceği açıktır.

patronlardunyasi.com

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x